Gönül ile ilgili Atasözleri – Açıklaması ve Anlamı

Gönül ile ilgili Atasözleri – Açıklaması ve Anlamı

Gönül verme evliye; eve gider unutur.
Özellikle bir bayan, evli olan bir erkeğe gönül vermesin. Onun süslü laflarına, ilgisine, sevgisine aldanmasın. İstisnalar dışında, evli kişiler kurulu düzenlerini bozup başka kişilere bağlanamazlar.


Gönül düştü bir boka o da misk gibi koka.
Kişi bir şeye gönül verince, gönül verdiği kişi veya şey ne kadar kötü, iğrenç, çirkin de olsa gönül verene çok güzel, çok hoş gelir.


Gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır ya baş.
İstenmeden, zorla yenen yemek insana nasıl dokunup zarar verirse (sindirim sistemini bozma, bulantı ve kusma yapma), zorla ve istenmeden yapılan iş de benzer bir şekilde kötü ve hayırsız bir sonuç verir.


Gönül ferman dinlemez.
Ne denli engel, ne denli yasak konursa konsun gönül sevdiğinden asla vazgeçmez. Gerçekten seven kişi, sevdiğini elde etmek için yalnızca duygularının emrine boyun eğer. Çünkü insanın gönlüne söz geçirmesi oldukça zordur.


Gönül karımaz.
“insanlar yaşlansa da gönülleri genç kalır, sevgi ve istekler eskisi gibi sürer” anlamında söylenir.


Gönül bir sırça saraydır, kırılırsa yapılmaz.
Gönül; sevgi, istek, düşünüş, anma ve hatır gibi kalpte var sayılan duygu kaynağıdır. Bu kaynak insanı yeterince nazik ve içli kılar. Dolayısıyla kaba ve sert hareketler karşısında fazla dayanamaz, çabucak incinip kırılır ve gücenir. Kırılan bir gönlü kolay kolay onarmak ve eski hâline getirmek de oldukça güçtür. Öyleyse etrafımızdaki insanlarla olan ilişkilerimizde dikkatli olmalı, gönül kırmaktan kaçınmalıyız.
* sırça : Cam.


Gönül ummadığı yere küser.
Kişi kendisini sevmeyenlerin yaptığı kötü davranışları normal karşılar, çünkü o kişilerden iyi bir davranış beklemez. Ancak kendini seven, sayan, değer veren kişilerden gelen kırıcı davranışlardan dolayı üzülür, kırgınlık yaşar.


Gönül var otluğa, gönül var bokluğa.
Güzel ve hoş şeyleri seven insanlar olduğu gibi kötü ve çirkin şeyleri de seven insanlar da bulunur.


Gönlün yazı var, kışı var.
Hayat inişli çıkışlıdır. Hayatın bu durumu insanı etkiler. Dolayısıyla insanın bir günü diğerine uymaz. İnsan bazen iyimser, neşeli, umutlu ve mutluluk doludur; bazen de kötümser, üzgün, neşesiz, mutsuz ve bezgindir.


Gönülden gönüle bir yol vardır.
İnsanları bir araya getiren huy, zevk, alışkanlık, fikir ve inanç birliğidir. Dolayısıyla bu insanların gönüllerinde de bir duygu birliği vardır. Biri öteki için ne düşünüyor ve ne hissediyorsa, ötekide beriki için benzer şeyi düşünür ve hisseder.


Gönülsüz namaz göğe ağmaz.
İçten gelen bir istekle kılınmayan namazın kabul olunacağı her zaman şüphe götürür. Benzer şekilde içten gelen bir heves ve şevkle yapılmayan işten de hayır gelmez. İnsanlara zor kullanarak yaptırılan işlerden verim alınamaz. Verim ancak sevilerek, zevk alınarak yapılan, işlerden umulur.
* ağmak: Yükselmek.

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x