Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

Abandoned property teaches people to steal.

Sahipsiz (terkedilmiş) mal insana hırsızlığı öğretir.

Atasözleri

A bird in hand is worth two in the bush.

Eldeki bir kuş, ağaçtaki iki kuştan iyidir.

Atasözleri

A black hen will lay a white egg.

Siyah tavuk da beyaz yumurta yumurtlar.

Atasözleri

A bird is known by its note and a man by his talk.

Kuş sesiyle, kişi konuşmasıyla tanınır.

Atasözler

A blind man will not thank you for a mirror.

Kör adam, ayna hediye ettiğin için sana teşekkür

etmez. / Köre ayna satılmaz.

Atasözler

Absence makes the heart grow fonder.

Ayrılık, kalpteki sevgiyi arttırır.


A chatterbox loses people’s respect.

Çok konuşmak (gevezelik) saygıyı azaltır.


A cock crows on his own dunghill.

Her horoz kendi çöplüğünde öter.


Actions speak louder than words.

Lafla peynir gemisi yürümez.


A constant guest is never welcome.

Dosta çok varan kişi ekşi yüz görür.


A crooked stick will have a crooked shadow.

Eğri çöpün gölgesi eğri olur. / Eğri çöpün gölgesi

doğru olmaz.


A cunning knave needs no broker.

Hilekar adam aracıya ihtiyaç duymaz.


A deceitful peace is more harmful than open war.

Hileli barış açık harpten daha kötüdür.


A disease known is half-cured.

Teşhis tedavinin yarısıdır.


A dog is a dog though a golden collar is put around its neck.

Altın tasma da taksan köpek, köpektir.


A drowning man will catch at a straw.

Denize düşen yosuna (yılana) sarılır.


K drowning man does not fear getting wet.

Ölmüş eşek kurttan korkmaz.


Advice was once worth a camel; now it arouses enmity.

Eskiden nasihatin karşılığı bir deve iken şimdi

düşmanlık oldu.


A father’s anger is part of God’s wrath.

Babanın öfkesi Allah’ın gazabından sayılır.


Affluence comes after distress.

Sıkıntının ardından bolluk gelir.


A foolish man is his own enemy.

Cahil kendisinin düşmanıdır.


A fault confessed is half-redressed.
Eğilen baş kesilmez / Aman diyene kılıç kalkmaz.

A favour ill-placed is great waste.
Layık olmayana yapılan iyilik boşa gider.

A forced kindness deserves no thanks.
İstenmeyerek yapılan iyilik teşekküre değmez.

A friend in need is a friend indeed.
İyi dost kara günde belli olur.

A friend of the belover” iS a friend, and that of the foe is a foe.
Dostun dostu dost, düşmanın dostu da düşmandır.

A friend’s frown is better than a fool’s smile.
Dostun surat şsması, aptalın tebessümünden daha
iyidir .

A friend who does no good: an enemy who does no harm.
Faydasız bir dost zararsız bir düşmandır.

A full purse never lacks friends.
Paran çoksa dostun da çoktur.

After great effort he explained that water is water.
Büyük bir uğraşıdan sonra, suyun su olduğunu
açıkladı.

A gift with a kind face is a double grace.
Bir şeyi güler yüzle vermek kat kat basenedir.

A glowing coal burns only in its place.
Ateş düştüğü yeri yakar.

A good anvil is not afraid of the hammer.
Örs çekiçten korkmaz.

A good book is a great friend.
İyi bir kitap iyi bir dosttur.

A good example is the best sermon.
İyi örnek, en güzel öğüttür.

A good heart makes a happy face.
Temiz kalp, yüzü parlak kılar.

A good name is better than gold.
Güzel bir şöhret altından daha iyidir.

A guilty conscience needs no accuser.
Eğriyim neden korkarım, doğruyum neden korkarım?

A high-hanging bunch of grapes is sour.
Yüksekte asılı duran üzüm ekşi olur.
(Kedi uzanamadığı ciğere, murdar der.)

A house in the sun never calls a doctor.
Güneşin girdiği eve doktor girmez.

A hungry man is an angry man.
Aç adam, kızgın olur.

A Jack of ali trades is a master of none.
Çok işle uğraşan hiçbirini iyi yapamaz.

A large head, but small brains.
Büyük kafanın, aklı kısa olur.

A lazy man’s head is Satan’s workshop.
Tembel kafa şeytanın iş yeridir.

A lie is for a while, truth till the Last Day.
Yalan bir anlık, doğru ise kıyamete kadardır.

A little learning is a dangerous thing.
Az bilgi tehlikelidir.

A living dog is better than a dead lion.
Diri bir köpek, ölü bir arslandan iyidir.

Ali cats are grey in the dark.
Karanlıkta bütün kediler boz renklidir.

AH doors are open to courtesy.
Güzellikle bütün kapılar açılır.

All roads lead to the mill.
Bütün yollar, değirmene çıkar.

Ali is well that ends well.
Hayır, sonu güzel olandadır.

AH that glitters is not gold.
Her parlayan şey, altın değildir.

Ali that goes up must come down.
Her çıkışın bir inişi vardır.

Ali truth is not always told.
Her bilinen söylenmez / “Kör kadı” diyecek kadar
doğru söz de işe yaramaz.

A long tongue has a short hand.
Uzun dilin eli kısa olur / Adadığın çok verdiğin yok.

A lover of his money has no lover; an enemy of his money has
no enemy.
Parasını sevenin dostu yoktur. Parasına düşman
olanın da düşmanı yoktur.

A man can do no more than he can.
Kimse gücünün yetmediğinden sorumlu tutulmaz.

A man cannot serve two masters.
Bir kişi iki efendiye hizmetçilik yapamaz.

A man is known by the company he keeps.
Kişi arkadaşı ile tanınır.

A man’s safety is in holding his tongue.
İnsanın emniyeti dilini tutmasindadir.

A man without reason is a beast in season.
Akılsız kişi azgın bir hayvan gibidir.

A mare is known on the race-course.
Koşu atı, yarış meydanında belli olur.

A messenger has only to convey his message.
Elçiye zeval olmaz.

A moment’s patience is ten years’ ease.
Biraz sabır on yıllık rahat getirir.

Among women are gems, whores and malignants.
Kadınlar arasında cevherler, fahişeler ve kötücüller
vardır.

An apple a day keeps the doctor away.
Sabah aç karnına elma, bir daha ilaç alma.

An empty belly hears nobody.
Boş mide kimseye kulak vermez / Aç ayı oynamaz.

An eye cannot oppose an awl.
Göz bize (tığa) karşı koyamaz.

An eye for an eye, and a tooth for a tooth.
Göze göz, dişe diş.

Anger begins with madness and ends in regret.
Öfkenin öncesi delilik, sonu pişmanlıktır.
(Öfke ile kalkan zararla oturur.)

An ounce of prevention is better than a pound a cure.
Birazcık korunma çok masraflı tedaviden iyidir.

A penny saved is a penny gained.
Biriktirilen her kuruş bir kazançtır.

A prophel is not without honour, save in his own country.
Peygamber kendi ülkesinde saygın değildir.

Art is long, life is short.
Sanat uzun, hayat ise kısadır.

A scaby sheep infects a whole flock.
Uyuz koyun hastalığını bütün sürüye bulaştırır.

A scholar is mightier than a knight.
Alim (ilmiyle) şövalyeye galip gelir.

As clear as the eye of a cock.
Horozun gözü gibi temiz.

A secret between more than two is no secret.
İki kişiden fazlasına taşan her sır yayılır.

As long as the blanket, so far you may stretch.
Ayağını yorganına göre uzat.

A smart person’s mistake is a very grave one.
Zeki bir kişinin hatası çok daha vahimdir.

A stranger is blind though he may have open eyes.
Yabancı, gözü açık da olsa, kördür.

As you make your bed, so you must lie in it.
Yatağını nasıl düzenlersen üzerinde öylece yatarsın.

As you sow, so shall you reap.
Ne ekersen onu biçersin.

A stranger in your house is a witness.
Evindeki yabancı, aleyhinde bir şahittir.

A stitch in time saves nine.
Bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır.

A thousand devils are in the head of an idle person.
İşsizin kafasında bin şeytan olur.

A thoroughbred mare is never disgraced by its saddle.
Asil at, semeriyle ayıplanmaz.

At least say hello!
En azından merhaba de.

A well-to-do farmer is an unseen monarch.
Zengin çiftçi görünmeyen kraldır.

A wise lad is better than a foolish old man.
Akıllı bir genç, cahil bir yaşlıdan iyidir.

A tree is known by its fruit.
Ağaç meyvesiyle bilinir.

A truth which hurts is better than a comforting lie.
Aci veren gerçek rahatlatan yalandan daha iyidir.

A wise man’s doubt is worth more than the certainty of a fool.
Akıllının şüphesi, cahilin kesin bildiğinden iyidir.

A wise opponent is better than a fooHsh supporter.
Karşı çıkan alim, aptal destekçiden iyidir.

A woman’s jealousy is the key to her divorce.
Kadının kıskançlığı boşanmanın anahtarıdır.

A word to the wise is enough.
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.

A wound caused by words is more painful than one caused by an
arrow.
Söz yarası ok yarasından daha çok acı verir.

Bad news travels fast.
Kötü haber tez duyulur.

Bankruptcy makes one blind.
Yoksulluk (iflas) gözü kör eder.

Barking dogs seldom bite.
Havlayan köpek ısırmaz.

Beggars must not be choosers.
Dilenciye bir hıyar vermişler, “eğri” diye
beğenmemiş.

Beauty without virtue is a curse.
Faziletsiz güzellik bir beladır.

Beating one to frighten another.
Birini korkutmak için başkasını dövmek.
(Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla.)

Beggars breed and rich men feed.
Fakirler ürer, zenginler beslenir.

Be Hke brothers and divide justly.
Kardeş olunuz hakça paylaşınız.

Better a blush in the face than a spot in the heart.
Yüzün kızarsın da kalbin kararmasın.

Better a devil you know than a devil you don’t know.
Tanıdığın şeytan, tanımadığından iyidir.

Better a good lie than hannful truth.
Faydalı yalan, zararlı doğrudan iyidir.

Better a tooth out, than pain forever.
Devamlı ağrı çekmektense, ağrıyan dişini çek.

Better an egg today than a hen tomorrow.
Bugünün yumurtası, yarının tavuğundan iyidir.

Better alone than in bad company.
Kötü arkadaşlarla birlikte olmaktansa yalnız kal.

Better be envied than pitied.
İmrenilmek acınılmaktan iyidir.

Better be sure than sorry.
Tedbirini al ki üzülmeyesin.

Better face a danger once than be always in fear.
Bir defa tehlikeyi göze almak, her zaman korku
içinde yaşamaktan iyidir.

Better give the wool than the whole sheep.
Koyundan vazgeçmektense yününden vazgeç.
Az bir şeyden vazgeçmek her şeyi kaybetmekten
iyidir .

Better a wise enemy than a foolish friend.
Akıllı düşman, aptal dosttan iyidir.

Better late than never.
Geç kalmak hiç gelmemekten iyidir.
Geç olsun da güç olmasın.

Better spared than spend.
Biriktirmek harcamaktan iyidir.

Better starve free than be a fat slave.
Aç olan hür, şişman köleden iyidir.

Better to ask the way than go astray.
Yolu sormak, kaybolmaktan iyidir.

Better to improve the citizens than to increase the police force.
Halkı ıslah etmek, polis sayısını artırmaktan daha
iyidir .

Between the hand and the lip the morsel may slip.
(Kişinin kısmeti olmayan) lokma ağza ulaşmadan
düşer.

Beware of a silent dog and still water.
Durgun sudan, sessiz köpekten sakın / Yavaş atın
çiftesi pek olur.

Beware of the one who raises you above your worth.
Seni değerinden fazla yüceltenden sakın.

Be slow to promise, quick to perform.
Söz vermek kolay, iş onu tutmakta.

Be slow at giving advice, ready to do service.
Nasihat verirken yavaş ol, hayır işlerde ise acele et.

Birds of a feather flock together.
Aynı tür kuşlar (insanlar) bir arada bulunur.

Bitterness can only be removed by that which is more bitter.
Aci acıyı keser.

Blood changes not into water.
Kan suya dönüşmez / Kan bağı güçlüdür.

Brave actions never want a trumpet.
Cesurca davranışlar borazana ihtiyaç duymaz.

Brevity is the essence of eloquence.
Kısalık güzel konuşmanın özüdür. ^
(Güzel konuşmanın esası az ve öz ifadedir.)

Bribery makes people overlook one’s guilt.
Ağız yer yüz utanır.

Burn not your house to frighten the mice.
Pire için yorgan yakmak.

Business is the salt of life.
Nerde hareket, orda bereket.

By their fruits ye shall know them.
İnsan eseri ile bilinir.

By the little is known the much.
Büyük şeyler küçük ipuçlarıyla bilinir.

Care killed the cat.
Ağacı kurt, insanı dert yer.

Cast not dirt into the well that gives you water.
İçtiğin suyu kirletme.

Catch not at shadow and lose the substance.
Gölgeyi tutmaya çalışma, aslını kaybedersin.

Certain words are more cutting than a sword.
Bazi sözler kılıçtan daha keskindir.

Change of habit cannot alter nature.
Can çıkmayınca huy çıkmaz.

Change of pasture makes fat calves.
Otlak değiştirmek buzağıları şişmanlatır.

Charity begins at home.
Akrabaların iyiliğe öncelik hakkı vardır.
(Önce can sonra canan.)

Charity covers a multitude of sins.
İyilik çok aybi örter / Her hayrın mukabilinde on şer
bağışlanır .

Children are poor men’s riches.
Çocuklar fakirlerin servetidir.

Children and fools have merry lives.
Çocuklar ve deliler her zaman mutludurlar.
(Deliye hergün bayram.)

Choose a wife by your ear, rather than by your eye.
Kızı alan göz ile bakmasın, kulak ile işitsin.

Choose your neighbour before your house, and your companion
before you set out.
Evden önce komşu, yoldan önce arkadaş seç / Ev
alma komşu al.

Cleanliness is next to godliness.
Temizlik imandandır, (hadis)

Complaint to other than God is utter disgrace.
Allah’tan başkasına şikayette bulunmak utançtır.

Climbing a ladder is one step at a time.
Merdiven adım adım çıkılır.

Conciliation is the master of the law.
Uzlaştırma, verilen kararların en iyisidir.

Confession of a fault makes half amends.
Hatayı kabul etmek fazilettir.

Confidence is the companion of success.
Güven başarının arkadaşıdır.

Confine your tongue, lest it confines you.
Dilini tut ki o seni tutmasın.

Congruity is the mother of love.
Uyum içinde olmalc sevginin İcaynağıdır.

Consideration is the parent of wisdom.
Başkalarma saygılı olmak Iiikmetin kaynağıdır.

Constant dropping wears away a stone.
Devamlı düşen damla taşı aşındırır.

Consultation wards off confusion.
İstişare eden şaşırmaz.

Contempt is the sharpest reproof
Küçük görme en sert azarlamadır.

Content is better than riches.
Kanaat tükenmeyen hazinedir.

Conversation teaches more than meditation.
Konuşmak düşünmekten daha öğreticidir.

Courage is one hour’s patience.
Cesaret, bir saat sabretmektir.

Courtesy costs nothing.
Nezaketin külfeti yoktur.

Cowards die many times before their deaths.
Korkaklar, ölümlerinden önce defalarca ölürler.

Custom is a second nature’.’
Adet insanda tabiat olur.

Dead men tell no tales.
Ölüler konuşamaz / şahitlik yapamaz.

Dearer than the son is the grandson.
Torun evlattan daha değerlidir.

Death defies the doctor.
Ölüm doktor ile alay eder.

Death is the great leveller.
Ölüm herkesi eşit kılar.

Death makes all equal.
Ölüm herkesi eşitler.

Debt is the worst povert>
Borçlu olmak en kr .d fakirliktir.

Deeds are judged by gv)od intentions.
Ameller niyetlere göredir.

Defer not till tomorrow what may be done today.
Bugünün işini yarına bırakma.

Deh ver your words not by number, but by weight.
Az konuş, öz konuş.

Despair gives courage to a coward.
Korkağı çok kovarsan bahadır olur.

Desperate diseases must have desparate remedies.
Aci aciyi bastırır, su sancıyı.

Diamond cuts diamond.
Elması, ancak elmas keser.

Disciphne your son while young and you shall not lose him when
he is grown up.
Çocuğunu küçükken eğit ki, büyüyünce yitirmeyesin.

Discontent is the first step in progress.
Hoşnutsuzluk ilerlemenin ilk adımdır.

Discretion is the better part of valour.
Basiret cesaretten sayılır.

Discourse is silver; silence is gold.
Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma.

Do as I say, not as I do.
Dediğim gibi yap, yaptığımı yapma.

o as you would be done by.
Sana nasıl davranılmasını istiyorsan öyle davran.

Do as most men do, then most men will speak well of you.
Elin/Herkesin geçtiği köprüden/kapıdan sen de geç.

Dogs do not bite dogs.
İt iti ısırmaz.

Do good and cast it into the sea.
İyilik yap, denize at.

Do not be phant lest you are twisted, nor dry, lest you are broken.
Yumuşak olma sıkılırsm sert olma kırılırsın.

Do not change horses in mid-stream.
Irmaktan geçerken at değiştirilmez.

Do not count your chickens before they are hatched.
Dereyi görmeden paçayı sıvama.

Do not criticize your day before it is over.
Gün bitmeden eleştirini yapma.

Do not cry over that which is gone.
Geçmişe pişmanlık duyma.

Do not fail him who puts his trust in you, though you may not
be trustworthy.
Güvenilir olmasan da sana güveneni hayal kırıklığına
uğratma.

Do not shoot an arrow which you can’t ward off.
Sakinamayacaksan ok atma.

Do not live to eat, but eat to live.
Yemek için yaşama, yaşamak için ye.

Do not make yourself a mouse, or the cat will eat you.
Fare olma, kedi yer.

Do not put the cart before the horse.
Arabayı atın önüne koşma.

Do not stretch your feet beyond your carpet.
Ayağını yorganına göre uzat.

Do not put ali your eggs in one basket.
Bütün yumurtalarını bir sepete koyma.

Do not wash your dirty linen in public.
Kirli çamaşırlarını gözler önüne serme.

Do not praise the beginning until you see the end.
Sonucu görmeden başlangıca övgüde bulunma.

Do your duty, then claim your right.
Görevini yap, hakkını ara.

Each door has its own key.
Her kapının kendi anahtarı olur.

Each new thing has its glamour; each old thing is cast away.
Her yeninin bir cazibesi olur, her eskiyen ise atılır.

Each soil has its suitable seeds.
Her toprağın, uygun tohumu vardır.

Each house has a drain.
Her evin bir lağımı vadir.

Early to bed and early to rise, makes a man healthy, wealthy, and
wise.
Erken yatıp erken kalkmak kişiye sıhhat, servet ve
hikmet kazandırır.

East or west, home is best.
İster doğuya git ister batıya, vatan gibisi yok.

Easy come, easy go.
Haydan gelen huya gider / Selden gelen suya gider

Education is worthier to a man than his gold.
Kişinin terbiyesi altınından daha hayırlıdır.
Eğitim görmek, mal sahibi olmaktan iyidir.

Empty vessels make most sound.
Boş çanak ses getirir / Boş fıçı çok langırdar.

Enmity among relatives is more painful than scorpion’s stings.
Akrabalar arasındaki düşmanlık akrep sokmasından
daha fazla acı verir.

Entertain like brothers, but deal like strongers.
Kendi aranızda kardeş gibi geçinin yabancı gibi
muamele yapın.

Envy never enriched any man.
Hased eden iflah olmaz.

Even Homer sometimes nods.
Bazen Omiros bile hata yapar
(Herkesin yanıldığı zaman olur)

very ass likes to hear himself bray.
Her eşek, kendi anırmasını sever.

Everbody sides with the rich.
Herkes zenginden yanadır.

Every dog has his day.
Her itin bir günü vardır.

Every generation has its men and state.
Her devrin, devleti ve adamları vardır.

Every malady has a remedy, except death.
Ölümden başka her derdin çaresi vardır.

Every man has his lot.
Herkesin nasibi vardır.

Every man is remembered by his deeds.
Herkes yaptığı ile bilinir.

Every medal has two sides.
Her madalyonun iki yüzü vardır.

A. Every rule has its exception.
Her kuralın istisnası vardır.

Every slip is not a fall.
Her ayak kayması düşmekle sonuçlanmaz.

Every sun has a sun set.
Her güneşin bir batışı vardır.

Everything comes to him who waits.
Sabreden derviş muradına ermiş.

Everything concealed is desired
Kapalı olana rağbet edilir.

Everything must have a beginning.
Herşeyin bir başlangıcı vardır.

Everything you plant you pluck out, except man; if you plant
him, he will pluck you out.
Ektiğin herşeyi sökebilirsin; ancak ademoğlu
müstesna, sen onu ekersen o seni söker.

Every tide has its ebb.
Her çıkışın bir inişi vardır.

Every “Why” has a “Wherefore”.
Her sorunun bir cevabı vardır.

Evil communications corrupt manners.
Kişi refikinden azar.

Example is better than precept.
Örnek olmak öğüt vermekten daha iyidir.

Expectation is better than realization.
Bizim için ölçü yaptığımız değil,
bilakis yapmak istediğimiz şeydir.

Experience is the best school.
Tecrübe en iyi okuldur.

Experience is the mother of wisdom.
İnsan yapa yapa ustalaşır.

Faint heart never won fair lady
Yüreksiz adam aşkta başarılı olamaz.

Fair faces need no paint.
Güzel yüzler makyaja ihtiyaç duymaz.

Faith may move a mountain.
İman dağı bile yerinden oynatır.

False friends are worse than open enemies.
Sahte arkadaş, açık düşmandan daha kötüdür.

Fame is a magnifying glass.
Şöhret (ün) büyüteçtir.

Familiarity breeds contempt.
Sık gidersen dostuna, yatar arka üstüne.

Fear drives away pain.
Korku acıyı giderir.

Fear him who fears not God.
Kork Allah’tan korkmayandan.

Fear is one part of prudence.
Sakınmak tedbirdendir.

Fear you enemy once, and your friend a thousand times.
Düşmandan bir kez, dostundan bin kez sakın

Feasting makes no friendship.
Dostluk, ziyafetlerle elde edilmez.

First come, first served.
Sona kalan, dona kalır.

First thrive and then wive.
Önce başarı, sonra evlilik.

Forbidden fruit is sweetest.
Haram helalden tatlıdır.

Friends are the nearest relations.
Dostlar, en yakın akrabadır.

Friendship is the perfection of love.
Dostluk sevginin olgunluğudur.

Future is at the door.
Gelecek yakındır.

Generosity is in tons, but when it comes to business it is in
pennies.
Cömertlik tonlarcadir, fakat icraata gelince gramla
Olur .

Generosity is virtue and misery is vice.
Cömertlik fazilet, cimrilik ise rezalettir.

Gentlemen accept excuses.
Saygın insanlar, mazeretleri kabul ederler.
Çocuktan al haberi.

Give and spend, and God will send.
Ver ve harca (çünkü) rızık Allah’tandır.

Give a man luck and throw him into the sea.
Adama bir şans tanı ve onu denize at.

Give no pearls to the hogs.
İnciyi (değerli şeyleri) domuzlara atma!
Değerli şeyler kıymetini bilmeyenlere verilmez.

Give the labourer his wages before his sweat dries up.
Çalışanın hakkını alnının teri kurumadan ver. (Hadis)

Give your dough to a baker though he may eat half of it.
Yarısını yeme pahasına da olsa elindeki hamuru
fırıncıya ver.
(İşi ehline bırak)

Gluttony kills more than the sword.
Oburluk kılıçtan daha öldürücüdür / Bol bol yiyen,
bel bel bakar.

or helps those who help themselves.
Bir toplum kendini değiştirmedikçe Allah onları
değiştirmez, (ayet) / Allah gayret edenin
yardımcısıdır.

God’s hand is above ali.
Allah’ın kudretinden daha yüce bir güç yoktur.

God stays long, but strikes at last.
Allah imhal eder, ihmal etmez.

Good and quickly seldom meet.
Temiz/iyi iş altı ayda çıkar.

Good fame is better than a good face.
Iyi şöhret güzel yüzden daha makbuldür.

Good for good; he who begins is the nobler. Evil for evil; he who
starts is more cruel.
İyiliğe iyilik; ancak ilk yapan daha yücedir; kötülüğe
kötülük; ancak önce başlayan daha zalimdir.

Good husband makes good wife.
İyi Icocadan iyi kadın olur.

Good reputation is better than accumulated wealth.
İyi bir şöhret, birikmiş maldan daha iyidir.

Grasp ali, lose ali.
Az tamah çok zarar (ziyan) getirir.

Had it not been for hope, work would have come to a standstill.
Umut olmasaydı, iş olmazdı.

Hair grew on my tongue.
Dilimde tüy bitti.

Handsome is as handsome does.
İyi insan cömert olandır / Kişi davranışları ile
değerlendirilir.

Happiness is in grams, sorrow in tons.
Mutluluk gramla keder ise tonladır.

Happy is he who is fortunate with his children.
Mutlu insan iyi çocukları olandır.

Haste brings regret; produnce brings safety.
Acelede pişmanlık ihtiyatta ise esenlik vardır.

Hate not something which may ultimately turn out to be of good
use to you.
Nefret etmeyin; nefret ettiğiniz şey olur ki, sizin
hayrınıza olur.

Hatret is blind as well as love.
Nefret, sevgi gibi kördür.

He benefits himself that does good to others.
İyilik yapan iyilik görür.

He bought the saddle before the horse.
Atı almadan önce eyerini satın almak.

He builds castles in the air.
Havada köşk inşa etmek / Hayaller peşinde koşmak.

He had the manger ready before buying the mare.
Kısrağı satın almadan önce yemliğini yaptırmak.

He has bought fish while stili in the sea.
Balığı denizdeyken satın almak.

He has plucked out the roots of modesty.
Haya perdesi yırtılmak.

He himself brought the bear into his vineyard.
Ayıyı kendi bağına getirmek.

He cannot speak well that cannot hold his tongue.
Dilini tutamayanın, konuşması güzel olmaz.

He deserves not sweet that will not taste of sour.
Ekşiyi tatmayan tatlıyı hak edemez.

He hides in the shadow of his finger.
Kendi parmağının gölgesinde gizlenmek.

He hit me and cried; he went ahead and made a complaint.
Hem suçlu hem güçlü.

He hit two birds with one stone.
Bir taşla iki kuş vurmak.

He is a good orator who convinces himself.
Kendini ikna edebilen kişi iyi bir hatiptir.

He is never alone that is in the company of noble thoughts.
Asil düşünceler taşıyan kişi, yalnız değildir.

He is well-fed from his mother’s milk.
Anne sütüyle iyi beslenmek.

He is carrying his ladder cross wise.
Merdiveni enlemesine taşımak.

He kills one and then walks in his funeral procession.
Önce öldürüp sonra cenazesine katılmak.

He laughs best who laughs last.
Son gülen, iyi güler.

He lives long that Hves well.
Mutlu insan uzun yaşar.

He pulled it out as he would a hair out of dough.
Tereyağından kıl çeker gibi.

He that always complains is never pitied.
Çok şikayet edene acınmaz.

He that always fears danger always feels it.
Tehlikeden korkan daima onu hisseder.

He that boasts of his own knowledge proclaims his ignorance.
Bilgisiyle övünen, cehaletini gösterir.

He that cannot obey cannot command.
İtaat etmeyen emir veremez.

He that does tend, does lose his friend.
Kim arkadaşını borçlandırırsa onu kaybeder.

He that fears you present will hate you absent.
Yanında iken senden korkan kişi, yokluğunda senden
nefret eder.

He that fights and runs way may hve to fight another day.
Savaşıp kaçan sar kaldığı için yeniden savaşabilir.

He that has no charity, merits no mercy.
Acımayana acınmaz.

He that has no children knows not what is love.
Çocuğu olmayan, sevginin ne olduğunu bilemez.

He that has been bitten by a serpent is afraid of a rope.
Yılanın ısırdığı kişi ipten korkar.

He that is down needs fear no fall.
Islanmışın yağmurdan pervası/korkusu olmaz.

He that is innocent may well be confident.
Masum insan kendisine güvenir.

He that speaks ill of his wife dishonours himself
Karısı hakkında kötü konuşan, kendisini de aşağılar.

He that will steal an egg will steal an ox.
Yumurta çalan, öküz de çalar.

He that would eat the kernel must crack the nut.
Cevizin içi, ancak kabuğu kırılarak yenir.

He that would have the fruit must climb the tree.
Ağaca tırmanmadan meyvesi alınmaz / Emeksiz
yemek olmaz.

He that would have eggs must endure the cackling of hens.
Tavuğun gıdaklamasına tahammül etmeyen,
yumurtaya sahip olamaz / Gülü seven dikenine
katlanır.

He that would the daughter win, must with the mother first begin.
Genç kızı kazanmak, annesini razı etmekle dur .

He who begins many things, finishes but few.
Çok şeye başlayan ancak azını bitirir.

He who comes to the market-place sells and buys.
Pazara gelen alış veriş yapar.

He who brandishes the sword of tyranny, by that sword will he die.
Zulüm kılıcını savuran onunla ölür.

He who confesses his shortcoming is absolved.
Kim suçunu itiraf ederse günahı olmaz.

He who cooks poison, shall he eat.
Zehiri hazırlayan yer.

He who digs a pit for his brother falls into it himself.
Kardeşine kuyu kazan içine düşer.

He whose house is of glass, doesn’t throw stones at others.
Sırça köşkte oturan komşusuna taş atmamalı.

He who is absent cannot be blamed.
Kişi gıyabında yerilmez.

He who knows the truth but keeps silent is like him who tells lies.
Doğruyu bilip söylemeyen, yalan söylemiş gibidir.

He who leaves children behind is not dead.
Arkasında çocuk bırakan kişi, ölü değildir.

He who is careful is never pinched.
Dikkatli da n çimdiklenmez.

He who fears birds does not grow corn.
Kuşlardan korkan mısır ekmez.

He who gives fair words feeds you with an empty spoon.
Tatlı sözler söyleyen, boş kaşıkla besleyen kimsedir.

He who handles a nettle tenderly is soonest stung.
Isırgan otuna dokunan dalanir.

He who is destined to live long, distress kills him not.
Kimin kaderinde uzun yaşamak varsa sıkıntıdan
ölmez .

He who makes no mistakes makes nothing.
Hata yapmayan hiçbir şey yapamaz.

He who marries your child becomes your child.
Çocuğunla evlenen, çocuğun olur.

He who pays the piper calls the tune.
Kavalcıya para veren şarkıyı seçer / Parayı veren
düdüğü çalar.

He who prepares poison will swallow it one day.
Zehiri hazırlayan, gün olur kendisi yer.
(Kuyuyu kazan, içine düşer.)

He who rides a tiger is afraid to dismount.
Kaplana binen inmekten korkar.

He who seeks dihgnently shall find.
Çalışan kazanır.

He who treats you as an equal cannot be cruel to you.
Seni kendine denk tutan, sana zulmedemez.

He who works for the good is like him who does good.
Hayır için çalışan, onu yapmış gibidir.

He who would climb the ladder must begin at the bottom.
Merdiven basamak basamak çıkılır.

Health is better than wealth.
Sıhhat servetten hayırlıdır.

History repeats itself
Tarih tekerrürden ibarettir.

Hitch your wagon to a star.
Yüksek bir ideal peşinde koş.

Honesty is the best policy.
Dürüstlük en iyi yoldur.

Honour the dog for the sake of its owner.
Köpeğe, sahibinin hatırı için ikram et.

Honour yourself and you shall be honoured.
Kendine saygılı ol, saygı görürsün.

Hope deferred maketh the heart sick.
Zenginin gönlü oluncaya kadar fakirin canı çıkar.

Hope for the best and prepare for the worst.
İşini kış tut da yaz çıkarsa bahtına.

Hope springs eternal in the human breast.
İnsan gönlünde sürekli umut panırları akar / Dünyada
ümitsiz yaşanmaz.

Hope without work is like a fruitless tree.
Çabasız umut meyvesiz ağaç gibidir.

How many people shed tears without sorrow!
Üzüntü duymadan, nice gözyaşı dökenler vardır.

Hunger is an infidel.
Açın imanı olmaz.

Hunger is the best sauce.
Aça arpa ekmeği etten lezzetli gelir.

Hunger makes forts surrender.
Açlık kalelere boyun eğdirir / Açlık padişahı bile
yalvartır.

Idle brains are the devil’s workshop.
Boş durana şeytan iş bulur.

Idleness is the key to poverty.
Tembellik: fakirliğin anahtarıdır.

If a man once fall, all will tread on him.
İnsan bir kez düşmeye görsün herkes onu çiğner.

If angels come in, the devils disappear.
Melekler geldiği zaman, şeytanlar kaybolur.

If you chase two horses both will escape you.
İki atı birden kovalarsan, ikisini de kaçırırsın.

It is a goat, though it flies.
Keçi uçsa bile yine keçidir.

It is foolish sheep that makes the wolf his confessor.
Aptal koyun, sırlarını kurda verendir.

Let your son go hungry and you shall teach him thieving.
Oğlunu aç bırakırsan ona hırsızlık yapmayı öğretirsin.

Like a ring on a finger.
Parmaktaki yüzük gibi.

Like a snake in a straw pile.
Saman yığınının altındaki yılan gibi.

Like one who drinks from a well and throws a stone into it.
Su içtiği kuyuya, taş atan şahıs gibi.

Little wealth, little care.
Azıcık aşım kaygısız başım.

Live and let Uve.
Yaşat ki yaşayasın / Ölüm ile öç alınmaz.

Living is good planning.
Yaşamak tedbirli ve planlı olmaktır.

Make hay while the sun shines.
Su akarken testiyi doldur.

Outspoken reproach is better than hidden hate.
Açık suçlamalar, gizli kinden iyidir.

Poverty blinds one’s heart.
Yoksulluk kalbi köreltir.

Rather a dog which barks with you than one which barks at you.
Senin için havlayan köpek, sana havlayandan iyidir.

Rather a mute sage than a fool who speaks.
Dilsiz bir bilge, konuşan bir cahilden iyidir.

Rather do without things than buy on credit.
Borca girmektense hiç alma.

Rather eat our barley than the wheat of others.
Bizim arpamız yabancının buğdayından evlâdır.

Rather his bite than the kiss of another.
Kişiyi başkasının öpmesindense kendinin ısırması
iyidir .

Reproach reheves the heart.
Kınamak vicdanı rahatlatır.

Rehef comes after patience.
Sabrın sonu selamettir.

Reputation of being rich is better than one of being poor.
Yoksulluğunla taninmaktansa zenginliğinle tanın.

Reward and punishment are the basic of good government.
Ceza ve taltif iyi idarenin temelidir.

Speech is silver, silence is gold.
Söz gümüş ise sükut altındır.

Spend and God will send.
Cebindekini harca, ummadığın yerden yine gelir.

Step after step the ladder is ascended.
Merdiven, basamak basamak çıkılır.

The beaten road is the safest.
Yolların en emniye lisi işlek olanıdır.

The greatest talker is the least doer.
Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.

The last drop makes the cup run over.
Son damla bardağı taşırır / Bardağı taşıran bir
damladır.

The last straw breaks the camel’s back.
Son yük devenin belini kırar / Bardağı taşıran bir
damladır.

There are tricks in every trade.
Her mesleğin sırları vardır.

There are two sides to every question.
Her meselenin iki yönü vardır / Deve ne halde, deveci
ne halde?

Though reminded its a he-goat, he says, “Milk it”.
Ona teke dersen, o da sana “sütünü sağ” der.

Tomorrow is another day.
Yarın başka bir gündür.

Too many cooks spoil the broth.
Horozu çok olan köyün sabahı geç olur.

To much blame causes friends to part.
Çok kınama, dostları ayırır.

Truthfulness helps one to gain livelihood.
Doğruluk rızkı bollaştırır.

Truth is stranger than fiction.
İnsan rüyada görse inanmaz.

Trul İl is the daughter of time.
Hakikat zamana göredir.

Two heads are better than one.
İki görüş bir görüşten iyidir.

Virtue means sweat.
Fazilet, alın teridir.

Vows made in storms are forgotten in calms.
Gök gürlemeyince “Allah Allah” denmez.

Wealth is not his who gets it, but his who enjoys it.
Servet sahibinin değil, ondan faydalananındır.

Wealth unused might as well not exist.
Kullanılmayan servet, yok sayılır.

Weigh right, and sell d’ ar.
Doğru tart, pahal: sat.

Well begun is half done.
Doğru başlangıç, işin yarısıdır.

When one door shuts, another opens.
Allah bir kapıyı kaparsa başka kapıyı açar.

Where love fails, we spy all faults.
Aba da bir diba da bir giyene, güzel de bir çirkin de
bir sevene.

Where there is a will, there is a way.
Meramın elinden birşey kurtulmaz.

Women laugh when they can, and weep when they will.
Kadınlar gülebildikleri zaman gülerler ve istedikleri
zaman ağlarlar.

Words cut more than swords.
Dil yarası mızrak yarasından acıdır. / Dil kılıçtan
keskindir.

Would he who fears not the lion fear a dog?
Aslandan korkmayan, köpekten korkar mı?

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x