Söz ile ilgili Atasözleri – Açıklaması ve Anlamı

Söz ağızdan çıkar.
Faziletli, dürüst, ahlâklı ve mert kişi ağzından çıkan sözü bilir; ona bağlı kalır, verdiği sözden dönmez ve onun gereğini yerine getirir.

Cahile söz anlatmak, deveye hendek atlatmaktan güçtür.
Cahil kişi, okuyup öğrenim görmemiş, bilgisiz, deneyimsiz ve belirli bir kültür düzeyine ulaşamamış kimsedir. Bu bakımdan söylenen bir sözün ne maksatla söylendiğini, hangi anlama geldiğini anlamakta zorluk çeker. O ne biliyorsa, doğru onlardır. Ne kadar uğraşırsanız uğraşın kendi doğrularından başka bir doğru kabul etmez. Öyle de inatçıdır ki deve nasıl hendek atlamamak için direniyorsa, o da görüşünden vazgeçmemek için direnip durur.

Söz biliyorsan söyle, inansınlar; bilmiyorsan söyleme, seni bir adam sansınlar.
İnsan, bildiği konu üzerinde konuşmalı; bilmediği konu üzerinde konuşmamalıdır.

Doğru söz acıdır.
Dostlarımız eksikliklerimizi, kusurlarımızı, yanlışlıklarımızı yüzümüze karşı söylemekten çekinmezler. Bizi memnun etmek için değil doğruyu göstermek için konuşurlar. Amaçları bizi düzeltmek, acı da olsa gerçeği yüzümüze söylemektir. Bu bakımdan iyiliğimiz için söyledikleri sözlerden ötürü onlara kırılmamalıyız.

Söz dediğin yaş deridir, nereye çekersen oraya gider.
Kimi sözler ya da sözcükler birden çok anlam taşıyabilir. Bunun için dinleyenler, bir söze, söyleyen kişinin aklından geçirmemiş olduğu bir anlam yükleyebilirler.

Çok söz yalansız, çok para haramsız olmaz.
Akıllı bir insan kısa ve öz konuşur, gevezelik edip boş boş konuşmak doğru bir davranış değildir. Çünkü çok konuşanın sözleri arasında muhtemelen yalan da bulunur.
Yapılan işe göre kazanılabilecek para miktarı az çok bellidir. Bu nedenle beklentinin üzerinde para elde eden kişiden şüphe edilir, yasal olmayan kazanç elde ettiği düşünülür. Zaten insan para hırsına kapılırsa, helal haram demeden kazanmak için her yola sapar

Söz gümüşse sükut altındır.
Konuşmak her ne kadar iyiyse de, susmak bazen konuşmaktan daha iyi sonuç verir. Öyle ki, hiç ummadığı zamanda bile kişinin sarf ettiği sözler başına iş açabilir; onu zor duruma sokabilir. Konuşup hata yapmaktansa, konuşmayıp karşımızdakini dinlemek, ondan faydalı bilgiler elde etmek daha iyi ve tercih edilir bir yöntemdir.
Sükût: Susma, söz söylememe.

Doğru söz katarından belli olur.
Bir kişinin söylediklerinin doğru olup olmadığı söyleyişinden, söylediklerinin birbiri ile tutarlı olup olmamasından anlaşılır.

Ahmağa yüz, abdala söz vermeye gelmez.
Anlayışı kıt, beceriksiz, yüzsüz ve yılışık, çıkarcı kimselere gereksiz yere yakınlık gösterilmemelidir. Yoksa bu yakınlığı kötüye kullanabilir. Yerli yersiz karşınıza çıkıp sizi rahatsız ve huzursuz edebilir. Bu gibi kimselerle kurulacak ilişkilerde dikkatli olunmalıdır.
* abdal: Dilenci.

Doğru söz yemin istemez.
Doğru ve mantıklı sözlere insanları inandırmak için yemin etmeye gerek yoktur. Yemin, yalan olduğu düşünülen sözün doğruluğuna inandırmak içindir.

Çalıda gül bitmez, cahile söz yetmez.
Güzelliklerin simgesi olan gülün çalıda yaşaması düşünülemez. Aynı şekilde, cahil kişiye de sözün doğrusunu anlatmak mümkün değildir. Cahil olduğu için kendi bildiklerinin dışında da doğruların bulunduğunu kabul etmesi mümkün değildir.

Söz büyüğün sus küçüğün.
Geleneklerimiz ve dinimiz saygıda önceliği büyüklere vermiştir, bir konu hakkında konuşulacaksa büyüklere öncelik verilmeli, büyükler kendi aralarında konuşurken söz hakkı istenmeli, söz hakkı verilmeden, saygısızlık edip lafa girilmemelidir.

Büyük lokma ye, büyük söz söyleme.
İnsan çoklukla nefsine yenik düşer. Kendini pek çok konuda ön plana çıkarmak, ne kadar becerikli ve akıllı olduğunu belirtmek ister. Bu durum onun böbürlenmesine, “ben olsaydım öyle değil, böyle yapardım; şunu yapsaydı kötü duruma düşmezdi; ben asla onun yaptığı gibi kötü bir şey yapmam; o sözler de söylenir miydi?” gibi sözler sarf etmesine sebep olur ki, böyle bir tavır sergilemek son derece zararlıdır. Dünya ve insanlık hâli bu, öyle bir gün gelir ki, yerip kınadığımız kişinin başına gelenler bizim de başımıza gelebilir ve gülünç duruma düşebiliriz. Bu sebeple ağzımızdan çıkacak söze dikkat etmeli, büyük söz söylemekten kaçınmalıyız.

Tatsız aşa tuz neylesin, akılsız başa söz neylesin.
Güzel hazırlanmamış, pişirilmemiş, kötü bir yemeğe tuz katmak fayda etmez. İşe yaramayan bir şeyi de, küçük çabalar göstererek işe yarar bir duruma getirmek mümkün değildir. Bunun gibi, akılsız bir kişiye de ne denli öğüt verirseniz verin, olumlu bir sonuç alamazsınız. Akılsız kişiyi sözle etkileyemezsiniz.

Söz var insanı yola getirir, söz var insanı yoldan çıkartır.
Çevremizdekilerle ilişkilerimizde dikkatli ve ölçülü konuşmalıyız. Karşımızdakini sinirlendirip isyankar yapan da, yatıştırıp yola getiren de düşüncesizce ya da akıllıca söylenen sözlerdir.

Adam olana bir söz yeter.
İyi yetişmiş, kişilikli, anlayışlı, duyarlı kişiler kendilerine söylenen sözü, ilk söylenişinde anlarlar ve sözün gereğini yerine getirirler. Bir sözü defalarca söyleten, söyleyeni zorlayan, çıkmaza sokan kimselerde ise, bir kavrayış noksanlığı, bir ahlâk eksikliği var sayılabilir.

Söz var iş bitirir, söz var baş yitirir.
Sözün insan üzerindeki etkisi tartışılmaz. İyi, güzel, akıllıca ve yerinde söylenmiş sözler çoklukla insanlar üzerinde olumlu etkiler bırakır; inandırıcı, kabullendirici, yumuşatıcı bir rol oynayarak rayından çıkmak üzere olan işleri bir düzene sokar. Bunun yanında, kimi kırıcı, kaba, sert, düşünülmeden söylenmiş, ölçüsüz sözler de kimi tepkilere yol açar; anlaşmazlıklara, kavgalara sebep olur; işler çıkmaza girer, giderek büyür ve kimilerinin ölümüne bile sebep olur.

Bir söz ara bozar, bir söz ara düzer.
Kimi zaman öyle bir söz olur ki iki dostu düşman yapar. Kimi zaman da bir söz iki dargın insanın barışmasını sağlar.

Söz var, dağa çıkarır; söz var, dağdan indirir.
Karşımızdaki insana söylediğimiz sözlere dikkat etmeliyiz. Ölçüsüz ya da kırıcı sözler, insanın sinirlenip karşı çıkmasına neden olur. Buna karşın yumuşak ya da akıllıca sözler insanı yatıştırıp yola getirir.

Haklı söz haksızı Bağdat’tan çevirir.
Gerçekliği şüphe götürmez doğru söz, yanlış yolda çok ilerlemiş de olsa kişiyi doğru yola getirir.

Söz verme, verdinse dönme.
Senden istenen bir işi yapıp yapamayacağını çok iyi düşünmen gerekir. Eğer o konuda kendine güvenmiyorsan söz vermemelisin. Ancak söz verdiysen, mutlaka sözünü tutmalısın.

Bir söz bin büyüye bedeldir.
İnsanlar güvendikleri kişilerin sözlerini dikkate alırlar ve değer verirler. Bazen işittiği bir söz o kişide büyüden daha etkili sonuçların ortaya çıkmasına neden olur. Örneğin yakışıklı Ayhan ile Emel arasında bir bağ yokken Emel’e söylenen “Ayhan seni çok seviyormuş” sözü Emel’de farklı duygular oluşmasına yol açabilir.

Sözü söyle alana, kulağında kalana.
Senin söylediklerini ciddiye almayan, bir kulağından girip öbür kulağından çıkan kimseye nefes tüketme.

Asılmış adamın evinde ipten söz edilmez.
İnsanların doğal olarak eksik veya kusurları olabilir. Bazı kişilerin konuşulmasından rahatsızlık duyacağı konular vardır. Bir sohbet, muhabbet esnasında çevremizdeki kişilerin etkilenebileceği, alınabileceği sözleri söylemekten sakınmalıyız.
Kötü olaylar yaşamış kişiler doğal olarak olayları unutup, mutlu olmak, hayattan zevk almak peşinde olurlar. Bu kişilere de yaşanmış kötü olaydan bahsetmek yanlıştır.

Sözünü bil, pişir; ağzını der, devşir.
Söyleyeceği sözün ne anlam taşıdığını, ne gibi sonuçlara yol açacağını düşünmeli; derleyip toparlamalı, ondan sonra söylemelidir insan. Eğer söz ağza geldiği gibi, bir tartıdan geçirilmeden söylenirse insanın başına umulmadık dertler açabilir.
0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x