Friedrich Nietzsche’nin söylediği Güzel Sözler

Friedrich Nietzsche’nin söylediği Güzel Sözler


Başlangıçta kelimelerle sihir aynı şeydi, bugün bile kelimeler sihirli güçlerinden bir şeyler taşıyorlar.


Çocuk yapmayı, doğal bir ihtiyacın zaruri olarak giderilmesi gibi bir karmaşıklıktan çıkarıp kısıtlı ve üzerinde düşünülmüş sorumlu bir eylem seviyesine çekebilseydik, insanlık adına en büyük zaferlerden birini kazanmış, doğanın koyduğu sınırlardan esaslı bir şekilde özgürleşmiş olacaktık.


Yaratıcı yazar tıpkı oyun oynayan bir çocuk gibidir; o da kendisine çok ciddiye aldığı bir fantezi dünyası kurar.


Çocukları, bir yetişkinin onların seviyesine inmesi, üstün konumundan feragat edip onlarla eşitmiş gibi oynaması kadar sevindiren bir şey daha yoktur.


Bilinçli zihin güneşin altında fışkıran ve sonra tekrar, içinden doğduğu bilinçdışının yeraltındaki su kaynağına dökülen bir fıskiye gibidir.


Bir düşünce unutulduğunda nereye gider?


Bir çocuğun parlak zekâsıyla ortalama bir yetişkinin zayıf zihniyeti arasında üzücü bir tezat vardır.


Bireyin özgürlüğü uygarlığın getirisi değildir. Uygarlık yokken özgürlük tepe noktasıydı.


Düşler aşırı zorlanan beyin için emniyet sübabı işlevi görür.


En çılgın görünen düşler çoğunlukla en derin anlamları içerenlerdir.


İtinayla tasdik edilmiş gözlemlerin düşünsel manipülasyonuna bilgi denir.


Matem zamanı sefil ve boş olan dünyadır; melankoli zamanı ise egonun kendisi.


Psikanalizin amacı insanları nevrotik mutsuzluklarından kurtarıp mutsuzluklarını normal bir şekilde yaşamalarını sağlamaktır.


Her normal insan aslında yalnızca orta seviye normaldir. İnsan egosunun şu ya da bu kısmı, az ya da çok derecede akıl hastasınınkine yaklaşır.


Psikanaliz için şu söylenebilir: Elini verirsen kolunu kaptırırsın.


Nevroz belli bir ölçüye kadar paha biçilmez bir dürtü değeri taşır – bilhassa psikologlar için.


Bilinçdışım ozanlarla filozoflar benden önce keşfetmişlerdir; benim keşfettiğim, bilinçdışının incelenmesini sağlayan bilimsel yöntemdir.


Son tahlilde bütün psikoloji alanı biyolojik elektro-kimyaya indirgenebilir.


Genel benlik, içteki psikolojik benliğin koşullu bir yapısıdır.


Tabuyu çiğneyen bir kimse kendisi de tabu olur; çünkü diğerlerini baştan çıkarmak gibi bir tehlike arz etmektedir. Herkesi kıskandırır, haset yaratır; neden başkalarına yasak olan şey ona müsaade edilsin? Bu sebeple tabuyu çiğneyen kimse bulaşıcıdır. Her örnek taklide yol açacağından dolayı ondan sakınmak gerekir.


Özel mülkiyetin lağvedilmesiyle insanın saldırganlık sevgisi elinden alınmış olur.


Mizah, etkileşim içinde bulunduğu üzücü etkilere rağmen keyif sağlama aracıdır.


Neysek oyuz; çünkü geçmişte de neysek oyduk.


Gençlerin aklı erseydi, yaşlıların gücü yetseydi.


Deli dediğimiz kişi uyanıkken düş görendir.


Bir gün geriye dönüp baktığınızda, mücadelelerle geçen yıllarınızın en güzel yıllarınız olduğunu göreceksiniz.


Yalnızca bir işe yaramayan kişiler geçmişleriyle ilgilenmez.


Yalnızlık ve karanlık, değer verdiğim her şeyi elimden aldı.


Düşünmek az enerjiyle yapılan bir tatbikat gibidir; tıpkı bir generalin taburlarını harekete geçirmeden önce haritasındaki minyatür figürleri oynatması gibi.


Hayvanları insanlara tercih ederim. Vahşi hayvanlar zalimdir elbette ama merhametsizlik insanların ayrıcalığıdır.


İnsanlar güçlü bir fikri savundukları müddetçe güçlüdürler; fikre karşı çıktıkları anda kuvvetlerini yitirirler.


Bizleri iki cinsiyetin de konum ve değer açısından birbirine eşit olduğu düşünmemiz için zorlayan feministlerin bizi yoldan saptırmalarına müsaade etmemeliyiz.


Zorluklarla geçen, neşeden mahrum bir hayatın bize ne faydası var? Ne yapalım, bize ölümü bir kurtarıcı gibi karşılatacak, sefil bir hayatı?


Uygarlık ilk kez, kızgın bir kimse taş atmak yerine kelimeleri kullandığında başlamıştır.


Küçük meselelerde aklını dinle, büyüklerdeyse yüreğini.


İnsanlar sandıklarından daha ahlaklı ve hayal bile edemeyecekleri kadar ahlaksızdırlar.


Ölümü hayal etmeye kalktığımızda kendimizi seyirci gibi algılarız.


Dile dökülmemiş duygular asla ölmez. Canlı canlı gömülür ve çok daha çirkin yollarla gün yüzüne çıkarlar.


Köpekler dostlarını sever, düşmanlarını ısırırlar. Bu açıdan insanlara hiç benzemezler. Saf sevgi yeteneğinden yoksun insanlar daima sevgiyle nefreti birbirlerine karıştırırlar.


Bir kişinin bilinç-dışı, bilinç yüzeyinden hiç geçmeden, başka bir kişinin bilinç-dışına temas edebilir.


Ego, idin bizzat dış dünyanın etkisi altında şekillenen kısmıdır.


Nevrotiklerin içlerinde barındırdıkları intihar düşünceleri aslında başkalarına duydukları ama kendilerine yönelttikleri öldürme güdüleridir.


Yanılsamaların belirleyici özellikleri insan arzularından kaynaklanmalarıdır.


Psikanaliz gösteriyor ki iki kişi arasında kurulan, evlilik, arkadaşlık, ebeveyn-çocuk ilişkisi gibi uzun süreli bütün yakın ilişkiler arkalarında illa ki düşmanlık ve tiksinme gibi hislerden bir tortu bırakır ve bu hisler psikolojik baskı ile bertaraf edilmelidir.


Tabiatı ne olursa olsun, ruhla ilgili her şey bilinçdışıdır.


Psikanaliz, özünde sevgi yoluyla tedavidir.


Rüyadaki çarpıtmalar aslında bir sansür eylemidir.


Friedrich Nietzsche’nin söylediği Güzel Sözler

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x