Kendine Bak

Hayatın en karanlık olduğu anlarda içsel bir aydınlanma yaşamamız olasıdır ama akışın içinde bunu fark etmek bir hayli zor. Büyük acılar zihninizin bulanıklığını ortadan kaldırarak salt kendiniz ile kalmanıza neden olur, bu da sizin oldukça yüksek bir bilinç düzeyinde kendinize dışardan değilde içerden bakabilmenizi sağlar. Paramparça edici bir süreç olduğunu kabul ediyorum ama bu parçalanmaya karşı bizi koruyan duvarlar olduğunu unutmayın.

Duvarlar…

Bizler büyürken bizi dünyaya karşı koruyan bilinç düzeyimizin duvarlarından söz ediyorum. Saf benliğimizden kuvvet alan duvarlardan…Büyüdükçe üstünü örttüğümüz saf benliğimiz ve bilincimiz yerini yoğun bir zihinsel karmaşaya bırakıyor. Hepimiz buna izin veriyoruz. Kendimizi yok etme suçuna ortak olduğumuzun farkında bile değiliz.

Kendine bak

Biliyorsunuz hepimiz kendimize dışardan bakarız. Nasıl göründüğümüze, nasıl bir hayat yaşadığımıza, başarılarımıza ve görmezden geldiğimiz hatalarımıza bakıp bakıp kendimizi analiz eder dururuz, kendimizi bir yerlere konumlandırma çabasıyla sürekli bir şeyleri değiştiririz ve sürekli olarak bu değişim hali nedeniyle içinde olduğumuz pek çok anı kaçırırız. Huzursuz olmamızın temel nedeni budur, ister kabul edin ister etmeyin ama gerçek bu.

İnsan kendine dışardan bakmaya başladığı zaman kendi içini görmeyi bırakır ve buna rağmen başkalarının onun içine bakmasını bekler işte bu derin bir yalnızlık ve yoksunluk hissine neden olur. Kendine dışardan bakan insanlar bir başkasının içini nasıl görebilir? Göremez.

Senin kendine baktığın yer, başkalarınında sana baktığı yerdir.

Sen baktığın yerden ne görüyorsan bir başkasıda senin gördüklerini görür. Kendine bakmak böyle bir şey.

Bu yazıyı okuduysan lütfen bu anı sadece kendine ayır, kendine bu şansı ver.

5 1 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x