Ana ile ilgili Atasözleri – Açıklaması ve Anlamı

Ana, yürekten yana.
Bir kişiyi candan seven, yürekten bağlı olan, onun üzüntülerini samimiyetle ve gerçekten paylaşan tek varlık, kişinin anasıdır.


Ana besler hurmayla, eloğlu karşılar yarmayla.
Her anne, evladını büyük bir şefkat, ilgi ve özenle büyütür. Nazlı bir gül gibi yetiştirir. Çocuk büyüyüp topluma karışınca hayatın ve çevresindekilerin insafsızlıkları, acımasızlıklarıyla karşılaşır.
* yarma: Kalın kesilmiş odun.


Ana gezer, kız gezer; bu çeyizi kim düzer?
Bir ailenin bireyleri, bir kuruluşun yöneticileri ve yönetilenleri, yapılacak işlere boş verirlerse o işler kendiliğinden nasıl gerçekleşir?


Ana gibi yar olmaz, Bagdat gibi diyar olmaz.
Şehirler içinde Bağdat öteden beri güzel, önemli ve gözde şehirlerden biridir. İnsanı kendine çeken, pek çok şehirde bulunmayan özelliklere sahiptir. Annenin de diğer insanlar içinde ayrıcalıklı bir yeri vardır. Onun kadar çocuğunu seven, çocuğuna gönülden bağlı bir yakın, bir dost yoktur insanlar içinde. Ne zaman başımız dara düşse hemen o koşar, elimizden tutmaya o çalışır.
* yâr : Dost.


Ana hakkı Tanrı hakkı.
Evlatların kendilerini Dünyaya getiren, eğitip, büyüten annelerine karşı yükümlülükleri vardır ,bu yükümlülükler insanın Tanrı’ya karşı olan yükümlülükleri kadar kutsaldır.
Anneler, canlarının bir parçası gibi gördükleri evlatları için her türlü fedakârlığı yapmaktan kaçınmazlar. Anne karnında başlayan bu fedakârlıklar göz önüne alındığında, hiçbir insan annesinin kendisi için yaptıklarının karşılığını, hakkını kolay kolay ödeyemez.



Ana ile kız, helva ile koz.

Koz helvasının içindeki cevizle helvayı ayırmak nasıl imkânsızsa, ana ile kızı ayırmak da öyle imkânsızdır. Çünkü ikisi de birbirine çok benzer.
* koz: Ceviz.


Ana kızına taht kurar, kız bahtı kocadan arar.
Bir aile maddi imkanlarıyla kızlarına iyi bir yaşama düzeni sağlayabilirler. Ancak evlendiğinde eşiyle mutlu olmasını sağlama konusunda ellerinden hiçbir şey gelmez. Kocası geçimsiz olan bir kadın, kendi ne kadar zengin olursa olsun, mutlu olamaz.


Ana kızına taht kurmuş, baht kuramamış.
Bir aile maddi imkanlarıyla kızlarına iyi bir yaşama düzeni sağlayabilirler. Ancak evlendiğinde eşiyle mutlu olmasını sağlama konusunda ellerinden hiçbir şey gelmez. Kocası geçimsiz olan bir kadın, kendi ne kadar zengin olursa olsun, mutlu olamaz.


Anadan olur daya, hamurdan olur maya.
Evlerde çocuğa bakan kimselere dadı (daya) denir. Hiçbir dadı, çocuğun annesinin yerini tutamaz. Hamurun mayası yine kendisindedir. Demek ki bir işi kusursuz yapabilmek için özüne uygun en iyi araç kullanılmalıdır. Derme çatma araçlarla yapılan işlerden de güzel bir sonuç alınamaz.


Analı kuzu, kınalı kuzu.
Annesi hayatta olan çocuklar daha bakımlı, temiz ve daha sağlıklı olur. Annesi olmayan çocuk ise her türlü ilgi ve bakımdan mahrum olarak büyür.


Analık usta, yumağı ufak yapar; çocuklar usta, ekmeği çifte kapar.
Bir nesneyi paylaştıran kişi, eşitlik ilkesini gözetmekle birlikte, payları beklenenden daha küçük ölçüde dağıtmaya kalkarsa, paydan yararlanacak olanlar, yine eşit olarak daha çok pay alma yolunu bulurlar.


Ananın bahtı kızına.
Bir anne, mutlu ya da mutsuz, nasıl bir evlilik hayatı geçirirse, kızı da genellikle benzer bir evlilik hayatı geçirir.


Ananın bastığı yavru incinmez.
Anne çocuğuna değer verdiği için acı sözleri, dayağı çocuğuna ağır gelmez. Çünkü anne bunları onun iyiliği için yapar. Anne çocuğunu öyle korur ki, üzerine bassa bile incitmeyecek biçimde basar. İncitse de çocuk bunu bildiğinden incinmemiş gibi davranır.


Ananın çıktığı dala kızı salıncak kurar.
Büyüklerinin tutumu çocuklara örnek olur. Çocuklar büyüklerinden gördükleri davranış ve hareketleri benimser ve taklit etmeye çalışırlar; bununla yetinmeyerek daha ileri giderler.


Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al.
Kız çocuklarının yetiştirilmesinde ve eğitilmesinde annesinin etkisi daha fazla olduğundan kız çocuğu genelde annesinin özelliklerini örnek alır, bazı huylarını da doğuştan almış bulunur. Bunun için bir kızın özelliklerini, nasıl biri olduğunu öğrenmek isteyenler, annesine benzeyeceğini düşünürlerse yanılmamış olurlar. Nitekim bir kumaşın kenarına bakanlar; markasını, özelliklerini görüp nasıl bir mal olduğunu anlarlar.


Anayı kızdan ayıran para.
Her canlı öncelikle kendi hayatını sürdürmekle mükelleftir. Bu durumda kişisel çıkarlar çatışması kaçınılmazdır, çıkar çatışmaları, ana-kız arasındaki bağın kopmasına bile yol açabilir. Sarsılmaz sanılan yakın dostluklarda bile çıkarlar söz konusu olunca her şey kısa sürede sorunlu hale gelir.

0 0 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x